Ben ömrümde bir tek mutluluk bulabildim, sadece bir tek…!
Ne bir hafta, ne bir ay ne de bir yıl,
Ne bir mevsim, ne bir zaman,ne bir başka an…!
Bir tek güneş, güneş gibi doğdu karanlıklarımın üstüne.
Bir tek o gün ışık, ışık gibi parladı ruhumun derinliğine.
Ben ömrümce bir tek mutluluk duyabildim,sadece bir tek…!
Hani bana baktığında, ellerin ellerime dokunduğunda,
Yo, yo, anlatılmaz anlatmam anlatmamalıyım!
Hani kolların boynuma sarılıp,
Yo, yo, anlatılmaz anlatmam anlatmamalıyım!
Aman allahım ben bu kadar mı küçüldüm..!
Ya şimdi bir nefes kadar yakınımda, ama binlerce yıl uzağımdasın.
Ruhumun her zerresinde fakat ebedi yokluktasın.
Unuttum desem yalan, unuturum desem imkansız.
Gözlerim kapanmak bilmiyor ki bir tek gün bile hasretsiz…!
Canımda, kanımda, tüm benliğimde, ruhumun türbelerindesin.
Katlanılmıyor…!
Seni elde bilip de bilmezlikten gelmek.
Ve de hakkım olmayanı, hakkım olmuş gibi sahiplenmek.
Bu nasıl bir dert,
Bu nasıl bir çile,
Bu nasıl bir şey Allahım…!
Umutsuz olduğumu bile bile seni özlemek,
Seni beklemek ve sana “gel.. gel..” diye haykırabilmek.
Hasretin serilmiş yollarımın üzerine,
Özlemlerin çadır açmış ruhumun derinliğine,
Bırak kulları melekler bile dayanamazken hasretin böyle derinliğine.
Ya ben nasıl dayanırım yar..!
Biliyorum kavuşmak imkansız.
Bir çılgınlık yapıp da bu dünyadan göçüp gitmek var ama…
Ya gidilen yerde seni hiç görememek, hiç duyamamak korkusu var ya..!
İşte bu yüzden katlanıyorum.
Seni seviyorum…!
Sen varoluşumun nedeni, yaşama sevincimsin.
Sen ezelimsin, sen ebedimsin,
Sen öfke duyamadığım, kin güdemediğim
Ve “yetti be…!” diyemediğim çaresizliğimsin, vazgeçilmezimsin…
Gülşah ÜREMLİ

