Hüzünlü Sesler

Hüzünlüyüm yine, hüzünlü şarkılar dinliyorum…
İçinde gözyaşı olan şarkılar, içinde keder, içinde ayrılık olan…

Ve ayrıca öfke, pişmanlık, intikam falan filan…
Hüzünlüyüm, hüzünlü şarkılar dinliyorum faydası olmayan.
Dinliyorum, sadece dinliyorum gerisi yalan… More

Yine Vurgunlardayım

Yine vurgunlardayım, gel gitler değiyor içime
Suskunum, sonucu olmayan fikirler yürütüyorum
Düşüncelerim de sessiz dilim gibi, bir o kadar çaresiz
Üzüntülerim anlamsız, üzüntülerim yalnız.

Cesur düşmanları var dermanımın, cesur ve düşman.
Kederlerime merhamet etmez onlar, merhametsizdirler.
Umurlarında olmaz tebessümler, yarına olan umutlar.
Zevkleri huzur bozmak, umarsız bırakmaktır.
Hayatın umarsızlığı, umarsızlığın hayatıdır onlar. More

Ayın Sureti

Gece sabaha kalamıyor, devredemiyor bugün. Bahçede Güney’i düşlüyorum. İnsanların yokluğundan istifade edip kaçmak istiyorum. Seke seke dağlardan, seher vakti  güneye kavuşmak Toroslar’ ın Yörük çadırında deliksiz uyurken yarı ölmek istiyorum. İstiyor-dum.

Gürültüler geri çağırıyor ansızın. Ben Toroslar’a, bedenim sessizliğe karanlığa başkaldıran haykırışlarla şehrin kavşağında irkiliyorum. Ellerimin altında yüzü ayın sureti, beynime kazımak için gözlerine bakıyorum, gözlerini göremiyorum. More

Çocukluğumun Korkuları

gök gürültüsü

Korkunç bir Cuma günüydü. Kim korkutmuştu beni bu kadar? Daha sekiz yaşında küçücük bir çocuktum, dünyada olup bitenlerden uzaktan yakından alakam yoktu. Varsa yoksa oyun oynamaktı hayat. Büyüyünce para kazanmam gerektiğini biliyordum. Param olunca hepsiyle çikolata şeker alacaktım. Bence babam parasını doğru harcamıyordu. Parasını dünyanın en tatlı şeyine vermektense gereksiz şeylere harcıyordu bu da beni çok kızdırıyordu… More

Mektup

Aziz güneşim;

Sen geceme doğduğundan beri aydınlandı dünyam, her şeyi daha güzel görüyorum, ama sana bakamıyorum. Gözlerim yanıyor sana bakınca, bir ayrı parlıyorsun, her yere ışık verirken gözlerime meydan okuyorsun. Dünyamı yeşerten sensin, ruhumu ısıtan sen. Kalbimdeki buzları da sen erittin, aziz güneşim. İyi ki geldin. More

Aşk..

kalplerHer “seni seviyorum” cümlesinin içinde gizliden gizliye, el pençe divan boyun eğmiş “sen de beni seviyor musun?” sorusunu saklamak ve böylesi daha nice cevabını bildiğin sorular sorup, ardından cevapsız kalmaktır aşk…

Haklısın, seni tanımadan önce böyle bir hayatın olduğunu bile bilmiyordum. Söylenenler doğruymuş: Güneş doğarmış, dünya dönermiş, ay tutulurmuş. Hatta seninle, bir başka doğarmış, bir başka dönermiş, bir başka tutulurmuş. Sana çok teşekkür ederim sevdiğim. Ben mutluluğu senden öğrendim; mutluluğa ulaşma yolunda harcanan çabanın mutluluğudur aşk… More

Gidene…

gidenBir gecede bıraktı dünyasını. Otobüs, doğru olan buymuşcasına hızını durmadan arttırdı. Belki o da tanık oldu, gördü, işitti yaşadıklarını, onun için en iyi olanı yaptı. Hızını arttırdır.

Yan koltuktan bir ses “İyi misin?” dedi. Gördüğü gözler kıskanılacak kadar yaşama sevinci saçıyordu. Bu mutsuzluktan öyle utandı ki o gözlere mecburen “İyiyim” demek zorunda kaldı.. “İyiyim.. Teşekkür ederim..” More

12 Mayıs Hemşireler Günü

thdhgsTürk Hemşireler Derneği Genel Merkez Basın Açıklaması: 12 Mayıs 2009 Dünya Hemşireler Günü

Türk Hemşireler Derneği 12 Mayıs 2009 Dünya Hemşireler Gününü, bir elin bir insanın nabzında olan görüntüsüne eşlik eden “ Yaşamını duyuyorum” seslenişiyle kutluyor.

Yaşamını Duymak! Bir el bir nabzı yoklarken, sayı, ritm ve dolgunluğu değerlendirir. Bunların ayrı ayrı ve birlikte taşıdıkları anlamlar vardır. Bazı hastalıklar, korku, kaygı, sevinç, keder, gerilim! Bunların hepsi nabzı tutan parmak uçlarına yansır. Bütün mesele, ondan gelen sinyalleri doğru alabilmek, doğru değerlendirebilmek ve doğru çözümler üretebilmek için “nabzı doğru tutabilmektir”. More

Bağ Bozumu Sonrası

yalnizYalnız  oluyor  ölümler
Hiç  bir  ölümün  içine  bir  başka  ölüm
Sığmıyor  doğumlar  gibi  çıplak  ve  yalnız
Bağ  bozumu  sonrası  gibi  toplanıyor
Yıllar  ölümün  içine  ölüm de
Sessiz  ve  ıssız  çukuruna

Ve  hiç  bir  ölüm   almıyor  kucağına
Sevdasını  bırakarak  bu  dünyada
Doluyor  bir  rüzgârın  içine
Olsa  da  ölümler  sevdalı  insanları
Ayrı  düşüren  sevdalarından More

Ben Robot, Sen Robot

safe_imagephpAsimov bu konuya kafasını bir hayli takmıştır. Dünya’dan başka gezegenlere ilk yerleşenlerin en vefalı yardımcıları robotlardır. Bir gezegeni, daha o gezegene insan adım atmadan adam eden onlardır. Kişi başına düşen robot sayısı, gelişmenin en bariz örneğidir.

Ve fakat, bu insanlar her riskli işlerini robotlara havale ettiklerinden, hatta çocuklarının bakımını bile dadı robotlara bıraktıklarından, kendilerine kalan o bol zamanda yaşamlarına yaşam katacak işlerle meşgul olurlar. Sonunda bilim teknoloji tıp vs.. öyle bir hale gelir ki, yaşamları çıkar kemiksiz 300 yıla.. Dünya yılları hesabıyla.

Sorun yok gibi duruyor değil mi? Adamlar 300 yıl yaşıyor, her işlerini robotlar görüyor. Hani utanmasalar robotlarla “seviyeli birliktelik” bile yaşayacaklar.

More

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.