Modernizm sonrası modern insan (Bi’ nevi: Postmodernmodern)


2ndavenue_smlKafamda yazılan “reçete” şudur:

Modernizmin Camii kapısına bıraktığı bazı “getirileri” bünyeden henüz hiçbir güç götürememiştir. Yani, zamanı ve mekanı parçalamaktan kendine “hediye edeceği” tek dakikası kalmaz elinde. Her şey çok hızlı, çok düzenli olmalıdır. İş, şehirler, sevgili, aile, hatta çocuklar bile zaman için sıraya girer. Hepsinin “zamanı” vardır. Program dahilinde yürümesi gerekir her şeyin. Çünkü artık, kariyer zamanıdır, başarı zamanıdır ve hayatın her dakikasına bir aktivite sığdırma zamanıdır.

Ama diğer yandan, modernizm sürecinde sürüne sürüne öyle bir hale gelmiştir ki bu insan evladı, sonunda dünyayı, kendisine sunulan imajlar dışında anlayamaz, anlamlandıramaz. “Hayatın tadı” vardır artık misal. Özeti şudur: Artık “imaj” önemlidir. (Modernizm fonksiyona yöneliktir. Süsler, karmaşalar ve bin tane anlam yüklenen her ne varsa terk edilmiştir zamanında. Aslında gerçek anlamda “Modern İnsan”: Sadedir.)

Oysa modernizmin veledi zinası “imaj”, tıpkı eskilerin asilleri gibi bir şeydir. “Mavi kan” özlemidir. “Ben özelim, ayrıcalıklıyım” demektir. Sürüden ayrılmanın yolunu böyle bulmuştur ademoğlu, havvakızı.

Sıfatları vardır insanın, kadın olsun erkek olsun fark etmez. Bir marka oluşturmak zorundadır, ve bir marka gibi yaşar. (Ya da markayla yaşar, markaların “yaşam özetleri” ile yaşar, hatta an gelir yaradanın verdiklerini bile çalkalar.)

Bir tür ayin gibi her şeye zaman ayırır ama bilgiye zamanı yoktur. Fikir sahibi olmak yeterlidir. Hap haline getirilen bilgi paketlerinden edinir, işte buna zaman ayırır. Bir lokmada yutar. Zihni, her konuda iki-üç cümlelik fikirlerin istiflendiği raflara bölünmüştür. Yeri geldiğinde çıkarır kullanır. Vakti yoktur, üç cümlenin altını kazımaya. Ve, kendisinin “hapçılığını” sorgulayacak kimse yoktur. Çünkü o üç hapı bile yutmaktan imtina edenler için artık gerçek bir bilgi yumağı ve tam teşekküllü yaşam gurusudur.

İlişkilerini, aşklarını bile reçetelerle yaşar. Kalıplarla aşık olur, belli davranış kalıplarıyla duygularını ifade eder. Bu konuda da “karmaşa gibi görünen” (çakma) bir düzenin hakim olmasını ister. Sadece, bunun farkında değildir. Beynindeki fikir çöplüğü ona tatmin olacağı kadar bir karmaşa sağlar nasıl olsa. Ve bu noktada durup, farklı olmanın felsefesini yapmaya başlar. Çünkü boğulmaktadır.

El netice:

Modernizm sonrası modern insan: Boğulmakta olan insandır efendim. Fikren, ruhen boğulmaktadır.

Notumsu: “Boğulmaktadır” sonrası insan, Post Boğumboğum adıyla yazılacaktır elbet.

Ayşegül ENGİN

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: