Ah Barış abi, aşk olsun!


bmanco2Bir 31 Ocak gecesi Türkiye’de yaşayan insanların çoğu dua ediyordu, çok uzun sürmedi, kaybettik Barış abimizi. Yıl 1999 idi. Daha topu topu 56 yaşında idin Barış abi. Üstelik yaşını göstermiyordun bile. Geride biri Doğukan, biri Batıkan, milyonlarca Türk çocuğu bırakmıştın üzülen. Sonra biz şarkını dinlerken sen dedin ki “unutma ki dünya hali, veren Allah alır canı”..biz de dedik ki “ben nasıl unuturum seni, can bedenden çıkmayınca!”

Seni yurtdışında “sebzeye meyveye şarkı yapan adam” olarak bildiler. Kim cesaret edebilirdi “Domates, biber, patlıcan” diye aşk şarkısı yapmaya, senden başka? Hapşırana ne verileceğini senin tariflerinden öğrendik hepimiz; “nane, limon kabuğu, bir tutam zencefil”. “7’den 77’ye” herkes severdi seni. Ispanak yemeyi, dişlerimizi fırçalamayı, arka koltukta oturmayı, asıl önemli olanın bir işi iyi yapmak değil de o işi yapabilme cesaretini göstermek olduğunu senden öğrendik. Çaba göstereni takdir etmeyi de.. Herkes 10 puan verirdi herkese..ve hepimiz şampiyonduk. Sen tanıttın bize dünyadaki diğer ülkelerde yaşayan insanları ve senden öğrendik aslında hepimizin ne kadar da aynı olduğunu. Senin sayende “memlekete nere” diyene “bu dünya benim memleket” diyoruz. Kul Ahmet’in neden Ahmet Bey olduğunu da, “ya nasip”in ne demek olduğunu da senden öğrendik. Neler öğrenmedik ki senden?

Bir gün dediler ki “bak herkes seviyor seni, aday olsana Kadıköy’e”. Demez olalardı. İlk orda tekledi kalbin. Tüm Türkiye’nin ağzına geldi yüreği. Kimse seni bir partide düşünmemişti. Kimileri Devrimci derdi sana, kimileri Liberal, kimisi bıyığına bakıp Ülkücü.. Ama hepimiz biliyorduk ki sen hepsinin üstündeydin, “insancı” idin. O yüzden istemezdik adaylığını filan.. Siyaset sana göre değildi. Sen siyasete göre değildin. Vaz geçtin. İyi de ettin. Ama orda yaşlandın işte, ömründen seneler gitti o dönemde.

Bize gezdirdin yine dünyayı. Seni onlar da sevdi. Bir sürü dilde konuşuyordun, şarkı söylüyordun, kare bulmaca bile çözüyordun. Ama “insanın öğrenmesi gereken ilk dil tatlı dildir” diyen de sendin. Çok çeşitli türlerden şarkılar söyledin, ama hepsi de yakıştı sana. “Tuti Mucize Guyem” dedin dinledik, “Gönül Dağı” dedin, “Nick the Chopper” dedin, “Ali Yazar Veli Bozar” dedin, “Süper Babaanne” dedin, “Anlıyorsun değil mi” dedin, dinledik. “Sakız Hanım’la Mahur Bey”i anlattın, eski fincanın hikayesini, eskileri anlattın bizlere. Eski İstanbul’a gittik, gezdik orda. “Arkadaşım Eşek” dedin, “şarkıları anlamsız, eleştiri yapmıyor” diyen beyinlerin anlamayacağı bir sosyolojik eleştiri idi. Biz çocukken anladık, eşeklerle arkadaş olduk, bunlarla olmadık. “Oku bakıyim” dedin, “Ayı” dedik.

Senin şarkılarınla aşık olduk, eksi kırk derece soğuk sularda bile sönmeyecek aşk ateşimizi yumuşatan da sendin. Sen gittikten sonra aşk bile eskisi gibi değil. Şimdi bile iki küçük kol düğmesiyle bizi anlatan sensin Barış abi. Seni özledik. “Müsaadenizle çocuklar” demeden, el sallamadan, ansızın bırakıp gittin bizi. Biz seni yine seviyoruz, yine en çok senin şarkılarını dinliyoruz. Unutamadık, ne olur anla bizi Barış abi. Barış Manço öldü diyorlar, ölmek öyle kolay mı Barış abi? Adresin bile yaşıyor; Barış Manço Moda 81300 İstanbul.

Alper AKPINAR

Fotoğraf:(http://www.lightmillennium.org/winter_02/image/bmanco2.jpg)
Reklamlar

1 Yorum (+add yours?)

  1. Nazlı Özdil
    Şub 01, 2009 @ 01:27:07

    hatirliyorum o seneyi…

    hemen ertesi gün “baba beni eversene”yi yayinlamislardi…

    ama olmedi dedigin gibi. essek kadar olmama ragmen “keske 7 den 77 ye olsa da izlesek” diyebiliyorsam…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: