Davos


wefSon günlerin popüler sözcüğü Davos. Oysa bu sözcük hafızamıza yerleşeli yıllar oldu. İlk olarak Turgut Özal’la duyduk bu sözcüğü. Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki karasularının 12 mil olduğu iddiası sorunu yüzünden gırtlak gırtlağa gelen ilişkiler Davos’ta yumuşamıştı. “Davos Ruhu” kavramı da; ilişkilerin konuşularak, karşılıklı iyi niyetle tartışılarak çözülmesi ya da çözüm yoluna gidilmesi anlamını içerir.

Davos, aslında İsviçre’de bir kasabadır. Bir kayak merkezine sahiptir ve bu merkez oldukça da turist çeker. 1971 yılında Prof. Klaus M. Schwab Dünya Ekonomik Forumu’nu (World Economic Forum – WEF www.weforum.org) kurunca kasaba daha da fazla ilgi toplamaya başlamıştır. Çünkü Dünya Ekonomik Forumu toplantılarını bu küçük kasabada düzenlemeye başlar. Bu toplantılar her yıl Ocak ayının son haftasında düzenlenir ve sadece davet edilenler katılabilir. Davet edilenler de şirket CEOları, politikacılar, gazeteciler, dini liderler, akademisyenler ve sivil toplum örgütlerinden seçilir. Bu kadar insan spesifik konularda ortak toplantılar düzenleyerek sorunları çözmeye uğraşır, ya da fikirlerini sunar. Her yıl bazı konuların ağır bastığı Davos toplantılarının bu yılki ana gündemi Küresel Kriz, ve ikincil gündemi de İsrail’in Gazze’de yarattığı trajedi idi. Tabii bunun yanında başka sorunlar da konuşuldu ve fikirler paylaşıldı.

Tüm bunların yanında, Davos’ta yapılan ve küreselleşme karşıtlarının (anti-Globalism) protesto ettikleri ve eleştirdikleri şey tam olarak dünyada küreselleşmenin oturması için uğraşmaktır. Katılanlar hiçbir zaman fazla muhalif kimselerden seçilmez, uluslararası topluma entegre olmuş kişilerin katılımı nerdeyse zaruridir. Davos’un engellediği savaş olarak anılan 1988 krizinde Yunanistan ve Türkiye “Davos Bildirgesi” adında bir belgeye imza koymuşlardı. 1992’de Güney Afrika’nın cumhurbaşkanı Mandela ile buluşmuştu ve 1994’te de Şimon Peres ile Arafat görüşmüştü. Bunlar, liberal – idealist yaklaşımı destekleyen girişimlerdi, yani birbirine muhtaç olan iki ülkenin (grubun) birbiri ile savaşmayacağı tezi üzerine kuruluydu. Şimdi gördüğümüz kadarıyla Davos’ta çözüme kavuştuğu söylenen konuların çoğu hala sorun olarak varlığını koruyor. Hatta iki demokratik ülke olan, ikisi de Batı toplumuna entegre olan Yunanistan ve Türkiye bile hala sorunlar yaşıyor.

Sorunların kökeni, muhtemelen Davos’a katılırken kafalarında “ülke sınırlarıdavossa yavaş yavaş yok oluyor, ve dünya küreselleşiyor” fikri bulunması gereken liderlerin bu fikri taşımaması ya da kendileri bu fikri taşısalar bile toplumlarını ikna edememeleri. 2009 yılında yapılan ve uluslararası basın tarafından sayın başbakanımızın “esip gürlemesi” ile anılan toplantıdaki sorun da tam olarak buydu. Dünyada sınırlar yok olmasa da, sınırların gevşediği ve bir çok toplumdan insanın çok daha kolay bir biçimde birbiri ile iletişim kurabildiği bir gerçek. Ancak başka bir gerçek de var ki bu ilişkiler kimi zaman küreselleşme karşıtlarının iletişimi de olabiliyor. Gazze’deki trajedide küreselleşmeyi yönetenlerin seslerini çıkarmamaları, “küresel toplum”un alternatif fikirler taşıyan kesimini oldukça rahatsız etmişti. Sayın Erdoğan’ın bir İsrail cumhurbaşkanına esip gürlemesi onların istediği şeydi. Belki de “Davos Ruhu” olarak adlandırılan şey “dünya liderleri” olarak adlandırılan ve dünya nüfusunda azınlığı oluşturan kitlelerin çıkarlarını korumaktır ve sayın başbakanımız farkında olmasa da bu çıkarlara bir süreliğini “sus” işareti yaptı.

R. Tayyip Erdoğan’ın son Davos toplantısındaki davranışını “İsrail’e bir başkaldırı” ya da “lider güçlerin alternatif güçlerin varlığını tanımak zorunda kalması” olarak değerlendirmek zor. Türkiye, her ne kadar son yıllarda Avrupa ve Amerika’nın güçlerinin bir kısmını kaybetmesinin de etkisiyle biraz güçlenmiş olsa da hala yeterince kudretli bir ülke değil ve hala bir çok konuda yardıma ihtiyacı var. Ancak böyle bir sesin, hem de Davos’ta duyulması başka yüksek seslerin çıkmasına da olanak sağlamıştır.

Öyle umuyoruz ki Türkiye başbakanının farkında olmadan ateşlediği kıvılcım çıkar gruplarının kuklalarının iplerini yakar da adil bir dünyada yaşamaya başlayabiliriz.

Alper AKPINAR

Fotoğraf: 1-(http://hightech.blogosfere.it/images/davos-world-economic-forum.png) 2-(http://www.telegraph.co.uk/telegraph/multimedia/archive/01249/davos_1249730a.jpg)
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: