Kurtlar Vadisi Gladio


Türkiye’nin yakın tarihi ile alakalı mesajlar vereceğini daha film çıkmadan fragmanlarında duyuran Kurtlar Vadisi Gladio filmi, gerçekçi mesajlar bekleyen seyircilerini hüsrana uğrattı. Gladio’ nun ikinci adamının Bülent Fuat Aras adında eski bir subay olduğunun ve bu subayın Amerika Birleşik Devletleri’nin emrinde olduğunun filmde yankılanması, film ile alakalı olarak ‘gerçek mesajlar veriyor, Kurtlar Vadisi aslında gerçek olayları anlatıyor‘ diyenleri yanıltıcı çıkardı. Çünkü Bülent Fuat Aras ismi yakın tarihte yaşamış hiçkimseyle özdeşleşmiyordu.

—Bundan sonrası filmin konusu ile ilgili bilgi içeriyor olabilir—

Filmi görsel anlamda değerlendirecek olursak, çakma Amerikan filmlerinden çıkmış sahneler de mevcuttu. İskender Büyük’ ün kolundaki cihazın ötmesi ve ekranda “beni ara” sinyalinin yanması bu tespitime haklılık veriyordu. Lakin o dönemde cep telefonu bile henüz ülkemize gelmemişken sen git o teknolojiyi kullan. Yine Bülent Fuat Aras’ın öldürüldüğü sahnede kolundaki kırmızı sinyal veren cihaz “bizim Holywood’dan ne eksiğimiz var” şeklinde cümleler kurup gururlanmamızı sağlıyordu.

Dava hakiminin, İskender Büyük’ ün cezaevindeki koğuşuna kadar gelip onu sorgulaması ve İskender Büyük’ ün Baş Gardiyan kılığına girip cezaevinden hakimin arabasıyla kaçması aklımıza Cüneyt Arkın filmlerini getirdi.  Ayşe adlı avukat kızımızın bir çırpıda İskender Büyük’e güven vermesi ve onu kendine aşık etmesi, daha sonra da Gladio’nun ajanı çıkması klasik ajan filmlerinin klasik senaryolarını aklımıza getiriyordu.

Gladio hakkında film başlarken verilen kısa bilgi yetersiz ve o dönemi bilmeyenler için anlaşılır olmayan bir olgu idi. Her şeye rağmen filmin müzikleri oldukça güzeldi ama denildiği gibi yeni bir baba filmi müziği değildi. Film Kurtlar Vadisi isminin gölgesinde güzel işler yapacağa benziyordu. Musa Uzunlar’ ın oyunculuk anlamında bu filmde güzel işler çıkardığını da söylemeden geçmeyelim …

A.Tolga AKPINAR

Facebook'ta Paylaş

Reklamlar

1 Yorum (+add yours?)

  1. karhan marcal
    Kas 29, 2009 @ 16:36:55

    yazınız güzel öncelikle, ancak iskender’e atılan “beni ara” mesajı o dönemde türkiye’de hayli yaygın olan çağrı cihazı yoluyla iletilmiştir. orda bir mantıkla çelişen durum sözkonusu değildir. çağrı cihazı ülkemize 90 lı yıllların başında gelmiş, cep telefonun çıkmasıyla önemi azalmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: