Mini-Büs


Kadıköy-Üsküdar

Bağlarbaşı mı?

En öne oturuyorum. Şoför yanı.

Dün en arkaya, ortaya oturmuştum. Okeye dördüncü gibi. İri bir adam, iri bir kadın ve bacaklarını aça aça oturan ikinci bir adam. Bana düşen bunların ortası.  İki büklüm oluyorum, yine de kadının tombul etleri koluma değiyor. O kadarla kalsa iyi, kalçasıyla temas halindeyim ve ona değen noktalar terliyor. Sağa kaysam şişko adam, daha kötü.

O yüzden oturdum şoförün yanına bugün. Arada kocaman bir vites kutusu var nasılsa. Toplumsal yaşamın bireyselliği destekleyici yönleri. Kaçasın geliyor azcık, kalabalık ve kabalıktan.

Dolmuyor minibüs. Hala 4 kişilik boş yer var. Ben bekliyorum. Şoför bekliyor. Sabrediyorum, öfflemiyorum, pöflemiyorum. Rahatım çünkü, kimsenin tombul etlerinin tacizine uğramıyorum. Vaktim de var hem, beni bekleyen yok. Uzunca bekliyoruz, iki kişi daha biniyor. Sonra bir üçüncüsü ve ardından bingo! Kalkıyoruz.

Çok kibar şoför. Buyrun efendim. Askerlik şubesi var mı?

-Yok, diyor toplum. Sessizliğiyle yok diyor, ne ilginç. Toplumda sessiz kalınan her sorunun yanıtı “yok” demek galiba. Kollektif sessizlik.

Sonra Fıstıkağacı’na geliyoruz. “Müsait bir yerde lütfen.”  Şoförle birlikte beklemiştik sabırla. Ben öfflemeyince saygı duymuştu sanki bana. Aramızda görünmez bir anlayış bağı oluşmuştu. İnerken “iyi günler” demeli miydim şimdi? Ya da “hayırlı işler”? Kimse veda etmedi şoföre, ben etmeli miydim önde oturuyorum diye? Benim samimiyetim, arkadakilerden daha mı kuvvetliydi ki?

Neyse ki ben önden inerken, diğer büyük kapı da açıldı ve birileri bir şeyler sordu, ben de “ne desem, ne desem” derdinden kurtulmuş oldum.

Hiç gerek yokmuş kasılmaya…

Pınar POLAT

Facebook'ta Paylaş

 

Fotoğraf
Reklamlar

2 Yorum (+add yours?)

  1. cattywild
    Ara 01, 2009 @ 23:42:04

    Minibüs olayı harika olmuş… Burheeeeen! Etrafımda Burhancıklar olsun istiyorum. Her yeri onlar kaplasın. Açık Öğretim belgesini alıp duvarıma assın istiyorum hatta.

    Yayın için teşekkürler.
    Utandım ben.
    Bu yazılar çok sıradan.

  2. sinestezi
    Ara 02, 2009 @ 10:07:07

    Aslında Kemal Sunal’ ın “çiki-çiki baba” adlı videosunu koyacaktım ama bu video daha konuyla alakalı bence :D, kalemine sağlık …

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: