Yitik Bir Aşk’ a Mektuplar!


-1-

Yitirdik..
Bazı şeyler uçup gitti ahşap penceremden..Rüzgar alıp götürdü hatıralarımı.. Pencereyi kapatmaya çalıştıkça sanki senin elin engel oldu kapamama. Yere yığıldım, hareket edemedim. Aslında çok istemiştim biliyor musun, bulutların üzerine doğru giden hep senle olma hayalimi yakalamayı.. Bir kısmı gitmemiş ama sanki..

Yaşarken biteceğini bilmemek ne acı değil mi? Belki de hayatımızı yaşanılır kılan bu.. ölümü beklemek gibi.. ölümü beklemek saçmalıktır! Belki de bir süre saçmaladık senle…

Hatırlar mısın, deniz kenarında oturur susardık saatlerce.. Denizin sesini kokunla birleştirirdim.. İnanılmazdı.. Yanımdaydın.. Şimdi ise yanımda şarap şişesi var. Denizin sesini onun kokusuyla sunuyorum hayatıma.. Senin yerini tutmuyor.. Yetmiyor!
Bu günlerde yazıyorum. Kafamda bitiremediğim, gözümde belirip duran siluetine.. kadehimi kaldırıyorum, şerefe diyorum, gülüyorsun.. Kafam kıyak.. Beni öptün, üstümü örttün, ben uyudum, şimdi..

İyi geceler sevgilim.. Gel sen de yanıma sokul, sarıl bana, serin olur buralarda ilkbahar..

-2-

Bu akşam içmedim. Sadece yazdım. Yazmak benim için bir afyondu sanki. Kelimeler anlatıyordu beni. Kağıda veriyordum en büyük sırlarımı, seni çok sevdiğimi, unutamadığımı yazdım büyük puntolarla. Unutmalıyım ama… Unutmalı mıyım? Neden? Güzel şeyler unutulur mu? Hiç unuttuk mu yakamozu? Rakının tadını? Gülüşünü, bakışını, gözLerini… Hayır, atmalıyım bunları kafamdan.. Yitirdim seni, gittin yanımdan.. İstemedin delicesine yağmur yağarken el ele tutuşup koşmayı bir daha.. ıslanmayı aynı yağmurda..

Seni hiç suçlamadım, seni sadece sevdim..
Saat üç buçuk ve ben hala içmedim..

-3-

Bugün seni hatırlatan, içinde senin olduğun her şeyden kurtulmak istedim..Önce konser biletini attım cüzdanımdaki.. her yerde kar vardı, ama güneşim yanımdaydı.. O sıcacık gülüşün..Sonra, aldığın kitabı hediye ettim bir sahafa.. Okuyup okuyup birbirimize gönderdiğimiz şiirler olan kitap..Yazdığımız mektuplar.. En çok zorlandığım onlar oldu.. İlk önce gözyaşlarımla ıslattım onları, sonra buruşturup çöpe attım..Fotoğrafın hiç bitmeyen gülümsemesiyle bana baktıkça, daha bir batıyordu sanki rozetlerimizin iğneleri kalbime..Kalbim demişken, ondan hala kurtulamadım.. Nasıl yapacağımı bilmiyorum ama içinde sen hep varsın..

-4-

Biletimi aldım bugün, yine cam kenarı.. Nasıl da kavga ederdik cam kenarı için.. Sonra sen o karşı konulamaz gülümsemenden bir makam sunardın.. Bu melodiyi dinleyip hayran olmamak mümkün değildi.. Çeşit çeşit şımarıklıklar yapardık birbirimize, müzik dinlerdik aynı kulaklıktan, sarılırdık, gülerdik, mutluyduk, umutluyduk..

Sen uyurdun.. Uzun yolculukları pek sevmezdin, sen yolculukları sevmezdin, sen beni de sevmedin..

gelsene dedi bana
kalsana dedi bana
gülsene dedi bana
ölsene dedi bana
geldim
kaldım
güldüm
öldüm*

Şimdi nerede miyim? El sallıyorum umutsuzluğa, bu şiirin son dizesinden..

*Nazım Hikmet

-5-

Demek ki; 90 dakikayı kaldıracak kadar sevmiyorduk birbirimizi.. Oysaki gol sevinçlerimiz bile aynıydı.. Hakem kalbimizdi.. Belki de yanlış kararlar vermemizi sağladı..

Ben uzatma tabelasının kalktığını görmemiştim ve senin oyundan çıktığını. bilmiyorum ben sana faul yapmak istemedim hiç. Seni üzmemek için hep taca attım duygularımı.. Zaman geçirmeye çalışmadım sana karşı 1-0 öndeyken, ama hep kendi kaleme gol attım.. Direkten dönen toplarım hep oldu..

Şimdi sadece tribünden destekliyorum seni.. Takımımın renkleri ağlamaktan aktı. Meksika dalgalanmasıyla seni sevdiğimi söyleyeceğim son kez..

Kiralık olarak verdiğin sevginin süresi dolmadan, bonservis bedeli ödenmeden gidiyorum..

Akşama yastığa kafamı koyup tartışmalı pozisyonları değerlendireceğim..
Sanırım devam kararı doğru.. Bu da gol değil..

-6-

Bugün bir kızla tanıştım. Çok iyi vakit geçirdik. Saatlerce güldük, şarkılar söyledik. Beni mutlu etti bu sensiz geçen bir yıldan sonra. Ümitlendirdi. Ertesi gün tekrar buluşma sözü vererek ayrıldık. Ertesi günü iple çekiyordum.Ertesi gün yine aynı yerde buluştuk. Deniz kenarında oturduk saatlerce. O an akşam düşündüklerimi söylemek istedim ona. Adı Nazdı. Naz dedim. Yüzüme baktı. ama yüzü Naz’ın yüzü değildi. Onun yüzüydü. Neden peşimi bırakmıyordu bu yüz. Neden aşık olmama engel oluyordu. Hiçbir şey demeden kaçtım, uzaklaştım oradan. Keşke düzelseydi her şey..

Yeni bir güne, yeni bir yüzle uyanmak ümidiyle, onu içimden atabilmek ümidiyle, kadehimi ümitsizliğe kaldırıyorum

-7-

Bugün seni o kadar özledim ki.. Yanımda olmanı çok istedim. Kokun için, sıcak ellerin için değil, beni anladığın için.. Sen gittiğinden beri hep yarımım. Ben çok kötüyüm diyerek, omzumda ağlayabileceğim sen yoksun.. Belki de başka biri şuan..dilim varmıyor..
Bazen gelirsin diye ışığı kapatmıyorum. Karanlıkta korkarsın, bilirim.. kapatmıyorum çünkü evde yokum sanıp geri dönersin diye.. Aslında evde yokum, bavulunu alıp gittiğinden beri.. beraber dolaştığımız caddelerde ruhum, gülmekten öldüğümüz kafelerde, zıplamaktan yorulmadığımız konser alanlarında, rüyalarda, omzumda..
Omzunda ağlamaya o kadar ihtiyacım var ki..

Mert Dayıoğlu – 2009

Facebook'ta Paylaş

Reklamlar

1 Yorum (+add yours?)

  1. derya
    Şub 08, 2010 @ 21:43:29

    Dergiyi açtığımda takılıp kaldığım yazılardan bir tanesidir, yüreğinize sağlık..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: