Şeytanın Kölesi

Türkiye’ nin tam ortasında, İç Anadolu’ nun da ortasında, Kayseri ve Kırşehirde yeni bir sinema filminin çekimlerine başlandı. İşin ilginç tarafı bu film sponsorsuz, desteksiz bir biçimde Ahi Evran Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü 2. Sınıf öğrencilerinin tamamen kendi imkanları ile çekime başlandı.Filmin yönetmeni, oyuncuları ve tüm ekibi Ahi Evran Üniversitesi öğrencisi. Kara mizah tarzındaki filmin senaryosu Abdullah Düğer tarafından yazıldı, Abdullah Düğer aynı zamanda filmin yönetmeni. Daha fazla

Reklamlar

Adres: Neşet Ertaş Bulvarı – Kırşehir

neset_1Ntvsmsnbc‘ de yayınlanan bir haber Neşet Ertaş sevenlerinin yüzünde tatlı bir tebessüm oluşturdu;

-Kırşehir Belediyesi, kenteki bİr bulvara Neşet Ertaş’ın ismini verdi.-

AA
  KIRŞEHİR – Kırşehir Belediye Meclisi’nde alınan kararla, Bağbaşı ile Kayabaşı Mahalleleri arasında kalan, Bağbaşı Kavşağı ile Çukurçayır Kavşağı’na kadar olan bulvara Neşet Ertaş’ın ismi verildi.

 1938 yılında Kırşehir’de doğan, yıllardır ismi türkü ve bağlama ile özdeşleşen, Kırşehir’in tanıtımında büyük rolü olan sanatçı Neşet Ertaş’ın isminin bir bulvara verilmesi, belediye meclisi üyeleri tarafından oy birliği ile kabul edildi. Daha fazla

Ah Ayrılık!…

gznferozcn(d. 27 Ocak 1931, ö. 17 Şubat 2009)

Onu tiyatroseverler lise yıllarında oynadığı “Hisse-i Şayia” adlı oyundaki Bican Efendi rolüyle tanıdı. Ardından İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın Çocuk Bölümü’ ne katıldı. 1955 yılında Komedi Tiyatrosu’nda oynadığı Mahallenin Romanı oyunu tiyatro yaşamında önemli bir olay oldu, Reşit Gürzap’ ın rahatsızlanması nedeniyle onun yerine bu oyunda yer alması ve gösterdiği performans kadroya girmesine neden oldu. 1962 yılı ise hayatının en önemli yıllarından oldu. Bu yıla kadar hem çocuk hem de yetişkin tiyatrosunda rol aldı, oyunlar oynadı. 1962 yılında ise yine tiyatrocu olan Gönül Ülkü ile hayatını birleştirdi ve aynı yıl içerisinde Gönül Ülkü – Gazanfer Özcan Tiyatrosunu kurdu. 1950 ve 1960 yıllarında çok sayıda sinema filminde rol aldıktan sonra sinemaya uzun bir ara verip tiyatroya devam etti. 2000 yılında oynadığı “Komser Şekspir” filmiyle sinemaya tekrar döndü. Tiyatro ve Sinema dışında pek çok dizide rol alan Özcan, Kuruntu Ailesi dizisindeki “Hüsnü Kuruntu” karakterini canlandırmasıyla popülerliğini artırdı. Daha fazla

Ah Barış abi, aşk olsun!

bmanco2Bir 31 Ocak gecesi Türkiye’de yaşayan insanların çoğu dua ediyordu, çok uzun sürmedi, kaybettik Barış abimizi. Yıl 1999 idi. Daha topu topu 56 yaşında idin Barış abi. Üstelik yaşını göstermiyordun bile. Geride biri Doğukan, biri Batıkan, milyonlarca Türk çocuğu bırakmıştın üzülen. Sonra biz şarkını dinlerken sen dedin ki “unutma ki dünya hali, veren Allah alır canı”..biz de dedik ki “ben nasıl unuturum seni, can bedenden çıkmayınca!”

Seni yurtdışında “sebzeye meyveye şarkı yapan adam” olarak bildiler. Kim cesaret edebilirdi “Domates, biber, patlıcan” diye aşk şarkısı yapmaya, senden başka? Hapşırana ne verileceğini senin tariflerinden öğrendik hepimiz; “nane, limon kabuğu, bir tutam zencefil”. “7’den 77’ye” herkes severdi seni. Ispanak yemeyi, dişlerimizi fırçalamayı, arka koltukta oturmayı, asıl önemli olanın bir işi iyi yapmak değil de o işi yapabilme cesaretini göstermek olduğunu senden öğrendik. Çaba göstereni takdir etmeyi de.. Herkes 10 puan verirdi herkese..ve hepimiz şampiyonduk. Sen tanıttın bize dünyadaki diğer ülkelerde yaşayan insanları ve senden öğrendik aslında hepimizin ne kadar da aynı olduğunu. Senin sayende “memlekete nere” diyene “bu dünya benim memleket” diyoruz. Kul Ahmet’in neden Ahmet Bey olduğunu da, “ya nasip”in ne demek olduğunu da senden öğrendik. Neler öğrenmedik ki senden? Daha fazla

Hadise – Düm Tek Tek

hadise-4Son yıllardaki başarılarımızdan sonra daha bir heyecanlı bekler olduk Eurovision Şarkı Yarışması’nı. 2003 yılında Sertap Erener’in Everyway That I Can ile birinciliği, arkasından 2004 yılında Athena’nın For Real ve 2007 yılında Kenan Doğulu’nun Shake it Up Şekerim ile ilk beş içinde, bunun dışında 2008 yılında Mor ve Ötesi’nin Deli ile ilk on içinde kendilerine yer bulmaları bizleri başarının aslında çok uzakta ya da imkansız olmadığına inandırdı.

2009 yılına girmeden önce TRT açıklamıştı “Bizi Hadise temsil edecek..” diye. Hadise Avrupa’da tanınmış bir sanatçımızdı ve dillerden düşmeyen şarkıları ile gönlümüzde taht kurmayı başarmıştı. Bu işi de hakkıyla yapacağına kimsenin şüphesi yoktu. Ama nasıl bir şarkıyla karşımıza çıkacaktı? “Türkçe mi olsun, İngilizce mi?..“, “Bizi mi yansıtsın yoksa Avrupaya mı hitap etsin?..” gibi sorular ortada dolanmak için çoktan hazırdı.

2008 yılının son günleri Eurovision adına sadece bu soruları sormakla geçip gitmiş, 2009’a merhaba diyeceğimiz gün TRT Hadise’nin seslendireceği şarkıyı seçti. Olayın bu safhasını şarkının sahibi Sinan Akçıl bir röportajda şöyle anlatıyor: Daha fazla