Yağmur

Döküntü yağmurlar… Kokusuz, kuru yağmurlar…
Avuçlarındaki çatlaktan sızan ağrılı yağmurlar..
Gelmeyen baharın, olmayan kışın yağmurları..
Yorgun bedende sızı veren yağmurlar..

Bardaktan boşanırcasına ruhunu saran, acıtan yağmurlar..
Yanakları kıvrım kıvrım olmuş minik ağacın,
Meğerse büyümüş kimse görmeden
Usulca, sessizce, tek başına..
Çicek açtığı gün de olmuş görmemişler..
Beklemiş, beklemiş, gelmemişler..
Daha fazla

Reklamlar

Raif Efendi

kalabalik1Günlerim bir biri ardına sıralandı yine. Zaman durağan… Köşeye çekilip yaşamı seyrettiğim, cam fanusta görevi sadece yaşamak olan süs balığı misali gidiyor geliyorum. Sabah şiddetli ağrılar içerisinde uyandım. Yine yorgundum. Burnuma küf kokusu geliyor, bakıyorum sanki yastığımdan çıkıp hızla evi dolaşıyordu. Güneş girsin, ısıtsın, kurutsun nemi istedim, mevsim de bana küsmüş olacak ki hava kapalı ve yağmurluydu. Şaşırmıyorum, aksine gülümsüyorum “Sizde haklısınız. Ben güneş olsaydım böyle depresif ruh haline doğmazdım” diyorum. Daha fazla

Hiç Mi Acımıyorsun..!

gidişinBeynimin her sokağında dolaşıyorsun
Sokağa çıkma yasaklarıma inat
Çekinmeden ve korkusuzca..
Ki biliyorum kalbime güveniyorsun
Ezberletmişsin adını dilime, tutamıyorum bir türlü
Emrimi dinlemiyor hiçbir düşüncem
Yeminlerini tutmuyor aklım
Her saniye sana kaçıyor
Laf söz dinletemiyorum tek damla kanıma bile
Zaman aşımına uğruyor,
Vicdanıma açtığım tüm davalar..
İki yalancı şahit bulmuşsun,
Yüzümün tam ortasında
Aklanıyorsun bir adamı delirtmekten
Gözlerimin tanıklığıyla..
Köşe yastığı yapıyorsun kalbimi ağrılarına
Peki ama hiç mi acımıyorsun..!

Yunus COŞKUN

Fotoğraf: (http://www.forumfun.org/showthread.php?t=56765)