Sensiz Hayat!

Dışarıda yağmur, bardaktan boşalırcasına, nasıl da iştahla yağıyor mübarek. Hadi uyan artık, kalk, sen seversin yağmuru. Çay demledim hem en tavşan kanı, ekmek sıcak ve yanında da sevdiğin peynirli omlet. Otur hadi, geç karşıma, boş bir çay bardağı masanın diğer tarafında. Radyoda eskilerden bir müzik, ‘elbet bir gün buluşacağız, bu böyle yarım kalmayacak’. Kesme şekeri her seferinde ortadan kırıp atmaktan bıkmadın mı? Bense hala üç şekerli, dalga geçiyorsun benle; ‘şerbet içseydin bari’. Sabah ayaz olur buralarda unuttun mu, üstüne bir şey al, üşüteceksin. Sen hapşırdığında bile yüreğime bir ok saplanır bilirsin. Hani bazen dalarsın ya ufka bakıp, bense gözlerine. İçinde bilmediğim depremler kopuyor, ne olur beni korkutma. Bir gün gideceksen eğer, ben uyurken olsun demiştim sana, ah keşke dilim tutulsa!. Uzanmışız koltuğa, en sevdiğimiz komedi filmi televizyonda. Sen gülerken gözlerinin içi de gülüyor, hiç söylemiş miydim sana? Utanır kızarırsın, sevmezsin sana güzel şeyler söylenmesini. Gözlerimle anlatırdım bu yüzden sana hissettiklerimi. Sahi o zaman, anlar mıydın beni? Nasıl da ağzıma tıkardın, sana romantik bir şeyler söylemeye çalışsam. Bak işte sana inat söylüyorum şimdi rahat rahat; bir ömür seninle yaşlanacak kadar çoook seviyorum seni! Daha fazla