Bütün Bütüne Yok Olmadılar

ellerÇocuk büyüyor, büyüdükçe öğrendiklerinin ağırlığı, aldanışların geri sarmaları omuzları ağır ağır düşürüyor. Bütün yanılgılar alaycı bir gülümseme takınmış sırıtıyorlar. Öyle ya, hayat zaferini ilan ediyor. Bir tutam insan biriktirmişiz. Her birinin elleri avucumuzda. Eksikliğini hissettirenler var aralarında. “Olsun o kadar… Avuçlarımdaki yeter, idame ettirilmesi gereken yaşam için” diyor. Daha fazla

Reklamlar

Bu Yolların Sonu Kürkçü Dükkanına Çıkar!

yolDağlar sıralanmış, sağıma bakıyorum dağ, soluma bakıyorum dağ. Kar ise üzerlerini örtmüş üşümesinler diye, bembeyaz bir battaniye gibi. Göğe bakıyorum, ağlamaklı lacivertlerin en koyusu. Dağ kenarlarındaki ovalar ise yemyeşil…

Ovaların üzerinde yemyeşil otlardan başka üzerinde siyah kablolar taşıyan yeşil ahşap direkler çarpıyor gözlerime. O ahşap direkler bir zamanlar yeşil yaprakları altında insanların gölgelendiği birer canlıydılar oysa. İnsan merak ediyor doğrusu bu ahşap direkler ve üzerinde taşıdıkları siyah kablolar hangi coğrafyada başlayıp hangi coğrafyada bitiyor. Bir ahşap direğin üzerindeki kabloyla medeniyeti bir yerlere taşıdığını düşünmek heyecan veriyor insana… Daha fazla