Kalp Arsızdır

Hani bazı güzellikler insana hayatında bir-iki kere sunulur ya? Sen de benim hayatımdan geçerken uğradığın o gün yaşantıma güneş doğmuş aslında. Kalp arsızdır, birine kaydığında zannedersin ki umarsızca açtığın kalp ömür boyu kalacak orada. Ama gözlerinin önünde uçuşup duran perdeler indiğinde eş ruhunu bulamayan kalp yeniden yollara düşer bakmadan ardına.
Aşk çocuktur, umarsızdır; aşk uçucudur, şeffaftır; aşk hırçın, bir o kadar da haindir. Daha fazla

Reklamlar

Yanlış Bir Zamanda Geldiysem

“Yanlış bir zamanda geldiysem, ya da yanlış olan zaten bensem, gidebilirim…” diyerek kafasını kapının aralığından uzatarak gözlerime bakmaya çalıştığında ben arkamı dönmüş boş odaya doğru ilerliyordum. Cevap vermediğimde tepkisinin ne olacağını merak ettiğimden değildi bu davranış. Şu anda değil konuşmak nefes almak bile istemiyordum. Gelmediği o uzun süre zarfında çok şey değişmişti ve değişmeye devam ediyordu. Şimdi yerde kolilere doldurulmuş eşyalarım, bir iki ucuz boş şarap şişesi, çöpe atılmak için ayrılmış anılar vardı boş evimin boşluklarında. Ve içeri girseydi eğer hiç bir şey düşünmeden, bunun hoşuma gidip gitmeyeceğini bile umursamadan o boşlukları Daha fazla

Salıncak

Gitmek yok demişti,
Öylece bırakıp gitti
İki boşluk arasında bıraktı beni
Bir adım ileri atsam, korku
Bir adım geri kaçsam, hüzün
Sallanır salıncakta hayallerim
Tut beni tut, yoksa düşerim!
Ya da fırlat tüm gücünle boşluğa
Hani hep yaptığın gibi, alışkınsın nede olsa!

Ömrüm dedim; uzun ince kıvrımlı bir yol
Hiç bitmez sanırdım, bitti bak her şey
Belki de sonumu kendi ellerimle yazdım
Sallanıp durdu boş bir salıncakta aklım
Bi sana gitti, bi senden geçti
Onca yüz arasından bi seni seçti
Tut beni tut, yoksa düşerim şimdi Daha fazla

Yoksun

Yoksun burda..

Yoksun diye ağladım boş sokaklarda..

Hüzün sardı hep yalnızlıklarda..

Kalbimin ucuna kadar gelen kelimeler,

Dilimin ucuna gelmek için bahane aradılar,

Ama bulamadılar onlar da..

Kardelenler bile o beyaz örtüyü yırtıp güneşi gördü ama, Daha fazla

Sen!

Bir günahsın silueti ruhuma zehirli bir ok gibi saplanan

Bir kahkahasın günü dolduran

Bir ateşsin anı tutuşturan

Bir çapkınsın daldan dala

Bazen  bir arsız

Divane bir aşık,yaramaz bir çocuk

Ya da tam o roldeki ‘ıssız’

Yaşam rengisin az bulunandan Daha fazla

Hoşçakal Yüreğim !

3624940lgva9.jpg4Gittin; şehri, insanları, köpüren dalgaları aldın gittin. Güvercinin ağzındaki ekmeği alıp da gittin…

Sen bir adım uzaklaştın, fesleğenler kurudu, ışıklar söndü göz göz evlerde. Tanıdığım kapıların içi yoksullaştı, iki fincan kırıldı. Demlenen gece sohbetlerim ham kaldı. Sislerin içerisinde öksüz kirli çocuğu bıraktın…

Bir memleketin tek kütüphanesiydik biz,yarım bırakılan üzeri karalanan bir yazı bırakıp da gittin. Büyüdüğümü düşündün belki, söyle o zaman! Niye muhtacım hala sana?

Yok artık öznesi sen olan zamanlar, bir daha da olmayacaklar.

Dün! Dün odama geldin, takatsiz bedenimle doğruldum, ellerine sarıldım. Sen sefilliğime kızıyordun, ben sana ağlıyordum. Aynayı çevirdin bana, aylardan sonra bakmadığım kendime. Çok utandım. Suretimden değil, beni böyle görmenden. Hırçınlaştım birden, bağırdım, dağıttım, beni böyle bıraktığın, büyüdüğümü sandığın için. Daha fazla

Ateş dondu!

Ateş dondu

Midemde uçuşan kelebekler öldü, cesetleri kalbime gömüldü. Şimdi her kalp atışımda mezarları sızlıyor.

Eskiden gülümserdin, ısıtırdın içimi. Yine de korkardım sana yaklaşmaya, ateşin yakar diye. Uzaklaşamazdım da, özlerdim. Dudağının kenarı yukarı doğru azıcık kıvrılacak da ben göreceğim diye gözlerimi çıkarıp da sana vermeye hazırdım. Elimi hiç bırakmayasın diye, elimi kesip de eline tutuşturabilirdim, o zaman korkardın.

Daha fazla

Previous Older Entries