Rüyaların Efendisi

ruyaokyanusuMahşerin dört atlısı gibi yüreğimden kopup gelen dört isyankar dürtünün etkisiyle tüm kinimi ve nefretimi ölümlülerin üstüne kustum. Onur, zafer, ihanet ve nefret; işte beni ay ışığı altında kurdun gözü gibi parlayan çelik kılıcımla gökyüzünü parçalamaya yeltendiren dört kutsal duygu. Ölümsüzlüğün kanadında gelen mağlubiyeti kabul etmeyip, tüm savaşçılar gibi, zafer naralarıyla uçan atlılarıyla saldıran şeytanın elçisine göğüs gerdim. Damarlarımda dolaşan ölüm bana cesaretin, gücümün yetmediği kara gözlü iblisler ise zaferin kaynağını verdiler. Issız bir çölde rüzgar bağışlanmak isteyen ruhlar gibi sürünürcesine eserken her bir tanesi akrep iğnesi kadar acı veren kumlar tüm vücudumda bir kırbaç gibi şakırdıyordu. Daha fazla

Sol Bek

rc-yz-peSol bek… Futbolun en talihsiz, en kıytırık mevkiinin adıdır. Öyle bir yer ki, hem sol, hem de bek… Neyse biz bu arzuhalimizde sol bek kavramı ve bu kavramın mağdurlarının verdiği kutsal mücadele üzerinde duracağız…
Yunanistan, Avrupa şampiyonu olduğundan beri defans yapısının dört oyuncudan kurulması farz hükmünde vacip hüviyeti kazanmış, direktörler stratejilerini hep dörtlü defans düzenine göre kurmaya başlamışlardır. (2004’ten önce dörtlü defans yok muydu? Tabi ki vardı. Ama bunun bir trend halini alması bu tarihten sonraya denk geldi.) Önceleri sadece kıvrak çalımlar atabilen ofansif orta sahalar ve forvetler tanınırken artık defans oyuncuları da öne çıkmaya başladı. Öyle ki tarihte ilk kez, 2006’da, bir defans oyuncusu (Fabio Cannavaro) “yılın futbolcusu” oldu. Türkiye’de bile 90’larda ya da daha öncelerde Rıdvan, “Şeytan”; Metin Tekin, “Sarı Fırtına” gibi karizmatik lakaplar alırken Recep Bey ancak “Takoz” olabiliyordu. (Ha “Takoz bunun intikamını nasıl aldı?” derseniz, kendi kalesinin filelerini rövaşatayla havalandırarak…) Lakin “Takoz” Türk defansı da artık önem kazanmış, geçen sene şampiyonluğu kazandırdığı bile iddia edilen oyuncular türemiştir. (örn: Servet Çetin) Daha fazla